Paratiroit Cerrahisi: Tanı, Tedavi ve Cerrahi Yaklaşımlar
Paratiroit cerrahisi, vücudun kalsiyum dengesini sağlayan küçük ama hayati öneme sahip bezlerin hastalıklarında uygulanan, yüksek hassasiyet gerektiren bir endokrin cerrahi alanıdır.
Tiroid bezinin hemen arkasında yer alan bu mercimek büyüklüğündeki dört bez; kemik sağlığı, böbrek fonksiyonları ve sinir sistemi üzerinde doğrudan etkilidir. Parathormon (PTH) dengesizliği ile ortaya çıkan hastalıklar, tedavi edilmediğinde vücutta sessizce ilerleyen ciddi hasarlara yol açabilir.
Günümüzde paratiroit cerrahisi, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve "Minimal İnvaziv" teknikler sayesinde, hastanın aynı gün taburcu olabildiği, konforlu ve yüksek başarı oranına sahip bir süreç haline gelmiştir.
Paratiroit cerrahisi genellikle bezlerin aşırı çalışması (Hiperparatiroidizm) durumunda gündeme gelir. Bu durumun altında yatan nedenler cerrahi yaklaşımı belirler.
En sık görülen formdur. Dört bezden genellikle sadece birinin kontrolsüz büyüyerek (adenom) aşırı hormon salgılamasıdır. Bu durum kan kalsiyumunu yükseltir ve kemik erimesine yol açar. Tedavisi hastalıklı bezin cerrahi olarak çıkarılmasıdır.
Genellikle kronik böbrek yetmezliği hastalarında görülür. Böbreklerin kalsiyumu tutamaması nedeniyle tüm paratiroit bezleri aşırı çalışarak büyür (hiperplazi). Bu vakalarda cerrahi yaklaşım, sadece bir bezin değil, genellikle 3.5 veya 4 bezin alınmasını gerektirebilir.
Çok nadir görülen bir durumdur (%1’den az). Tanı konulduğunda bezin, etrafındaki tiroid dokusu ve lenf bezleri ile birlikte geniş kapsamlı bir şekilde çıkarılması (en blok rezeksiyon) gerekir.
Eskiden boynun her iki tarafının da açıldığı geniş keşif ameliyatları standart iken, günümüzde nokta atışı tedaviler ön plandadır.
Günümüzde "Altın Standart" olarak kabul edilir. Ameliyat öncesi yapılan görüntülemelerle hastalıklı bezin yeri tam olarak tespit edilmişse uygulanır.
Küçük Kesi: Yaklaşık 2-3 cm’lik küçük bir kesiden girilir.
Hızlı İyileşme: Doku hasarı minimum olduğu için ağrı çok azdır ve iyileşme hızlıdır.
Estetik Sonuç: Kesi izi boyun kıvrımlarına gizlenir ve zamanla belirsizleşir.
Görüntüleme yöntemlerinin hastalıklı bezi gösteremediği veya birden fazla bezin hasta olduğu durumlarda (özellikle böbrek hastalarında) tercih edilir. Cerrah dört bezi de görerek hangilerinin çıkarılacağına karar verir.
Pek çok hasta, kan tahlili yapılana kadar hastalığının farkında olmayabilir. Ancak ameliyat, "Sessiz Katil" olarak adlandırılan yüksek kalsiyumun vücuda verdiği zararı durdurur.
Kemik Sağlığı: İlerleyen kemik erimesi (osteoporoz) durdurulur ve kemik yoğunluğu zamanla artar.
Böbrek Taşı Riski: Tekrarlayan böbrek taşı oluşumları engellenir.
Halsizlik ve Yorgunluk: Hastaların sıkça şikayet ettiği "kronik yorgunluk" ve kas güçsüzlüğü ortadan kalkar.
Zihinsel Berraklık: Yüksek kalsiyuma bağlı unutkanlık, depresif ruh hali ve odaklanma sorunlarında (Mental Fog) belirgin düzelme görülür.
Modern cerrahide ameliyat sırasında hastadan kan alınarak hormon düzeyi ölçülür (Quick PTH). Hastalıklı bez çıkarıldıktan 10-15 dakika sonra hormon seviyesinin %50’den fazla düşmesi, ameliyatın başarısını o an kanıtlar.
Başarılı bir paratiroit cerrahisi, ameliyat masasından önce, doğru tanı ile başlar. "Hangi bez hasta ve nerede?" sorusunun cevabı kritik öneme sahiptir.
Laboratuvar Tetkikleri: Kalsiyum, Parathormon (PTH) ve D Vitamini seviyeleri detaylıca analiz edilmelidir.
Boyun Ultrasonografisi: Deneyimli bir radyolog veya cerrah tarafından yapılmalı, tiroid nodülleri ile paratiroit adenomu ayırt edilmelidir.
Sestamibi Sintigrafisi (SPECT/CT): Nükleer tıp yöntemidir. Hastalıklı paratiroit bezi radyoaktif maddeyi tutar ve parlar. Bu, cerrahın "haritası" gibidir.
Ses Telleri Kontrolü: Tiroid ve paratiroit ameliyatları ses tellerini uyaran sinirlere yakın yapıldığı için, ses teli muayenesi önerilir.
Paratiroit ameliyatları, hasta konforunun en yüksek olduğu cerrahi gruplarından biridir.
Genellikle hastalar aynı gün veya ertesi sabah taburcu edilir. Ağrı minimaldir ve basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Yemek yeme ve konuşma fonksiyonlarında kısıtlama olmaz.
Ameliyat sonrası "Aç Kemik Sendromu" veya geçici kalsiyum düşüklüğü yaşanabilir.
Kalsiyum İlaçları: Cerrahınızın önerdiği dozda kalsiyum ve D vitamini takviyesi (genellikle çiğneme tabletleri) kullanılmalıdır.
Belirtiler: Parmak uçlarında veya dudak çevresinde uyuşma/karıncalanma olursa doktora başvurulmalıdır.
Deneyimli ellerde komplikasyon oranı %1-2 civarındadır ancak her cerrahide olduğu gibi bazı riskler mevcuttur:
Ses Kısıklığı: "Rekürren Laringeal Sinir" (ses teli siniri) hasarına bağlı geçici veya kalıcı ses kısıklığı (Çok nadirdir).
Hipokalsemi (Kalıcı Kalsiyum Düşüklüğü): Kalan paratiroit bezlerinin beslenmesinin bozulması sonucu oluşur, ömür boyu ilaç kullanımı gerektirebilir.
Hematom: Ameliyat bölgesinde kan birikmesi.
Nüks: Hastalığın tekrar etmesi (Genellikle ilk ameliyatta bulunamayan ektopik/saklı bezler nedeniyle).
Paratiroit ameliyatı sonrası iz kalır mı? Minimal invaziv yöntemle yapılan 2-3 cm’lik kesiler, estetik dikiş teknikleriyle kapatılır. 6-12 ay içinde iz, belli belirsiz ince bir çizgi halini alır.
Paratiroit bezlerim alınırsa kalsiyum dengem bozulur mu? İnsanda 4 adet paratiroit bezi vardır. Genellikle sadece hasta olan 1 bez alınır, geriye kalan 3 bez vücudun ihtiyacını fazlasıyla karşılar. Hepsini almayı gerektiren durumlarda ise oto-transplantasyon (kol kası içine paratiroit ekimi) yapılır.
Sesim değişir mi? Sinir monitörizasyonu (Nerve Monitor) teknolojisi sayesinde ameliyat sırasında ses sinirleri korunur. Kalıcı ses değişikliği riski oldukça düşüktür.
Böbrek taşlarım ameliyattan sonra erir mi? Mevcut taşlar kendiliğinden erimez, ancak ameliyat yeni taş oluşumunu durdurur. Mevcut taşlar için üroloji takibi gerekebilir.
Paratiroit cerrahisi, anatomi bilgisi ve deneyim gerektiren spesifik bir alandır. Başarılı bir sonuç için:
Cerrahınızın Endokrin Cerrahisi alanında deneyimli olmasına dikkat edin.
Ameliyat sırasında PTH ölçümü ve Sinir Monitörizasyonu gibi teknolojilerin kullanılıp kullanılmadığını sorun.
Unutmayın; başarılı bir paratiroit ameliyatı, sizi gelecekteki kemik kırıklarından, diyaliz riskinden ve kronik yorgunluktan koruyan en etkili yatırımdır.
Tedavi sürecinizle ilgili aklınıza takılan tüm sorular için uzman ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.
Daha fazla bilgi almak veya randevu oluşturmak için Bize Ulaşın